Karakış Diyarı Üzerine
Karakış Diyarı'nı oluşturmaya başladığım günden bu yana diğer fantastik dünyalardan farklı olması için çaba gösteriyorum. Kendine özgü yönlerinin olması için özellikle uğraştım ve uğraşıyorum. Fakat aynı zamanda da gerçeğe olabildiğince yaklaşmayı da hedefliyorum. Olayları ve kişileri gerçeğe ne kadar yaklaştırabilirsem o kadar sağlam ve iyi olacaklarını düşünüyorum.
Ancak bunu yaparken fantazyadan kaçınmanın da yanlış olacağı kanısındayım. Her ne kadar ben fantastik-kurguda, masaüstü rol yapma oyunlarında vb. "aşırı hayal gücünü" sevmesem de bazı yerlerde kullanılması gerektiği de açık. Fakat KD için, hiç bir zaman tanrılardan birini Kyra kıtası üzerinde yürüterek birileriyle savaştırmayı düşünmüyorum. Bunun çok absürd olduğunu ve olayın tüm gizemini kaçırdığını düşünüyorum.
KD tarihini inceleyecek olursanız "mega-olağanüstü" olaylara neredeyse hiç rastlanmadığını görürsünüz. KD'de tüm dünyayı yerle bir eden büyücüler, gökten yağan alevler vb. yoktur. Çünkü zaten KD halkları kendi başlarına yeteri kadar kötülük açmaktadır.
Değinmek istediğim bir başka konu da fantastik dünyalardaki "nedensiz-kötü" ırklar. Bunlar genelde sadece kahramanların kesip-biçmesi, aksiyonu arttırmak için hazırlanmış "kek" ırklardır. Aptalca bir amacın peşinde başlarında çok güçlü bir efendinin hizmetindedirler. İğrençtirler ve pistirler. Çoğu fantastik dünya "kötü" kavramını böyle karşılar.
KD üzerinde ise hiçbir ırkın doğuştan kötü ya da doğuştan iyi olduğunu düşünmüyorum ve yazdıklarımı da o doğrultuda yönlendiriyorum. Bu yüzden KD'deki orklar ne kötü ne de çirkindir. Ork ırkının kökeni elfere dayanmaktadır. Onlar da diğer ırklar gibi gerektiğinde kötü gerektiğinde iyi olabilmektedirler. (Çıkarları doğrultusunda) Ama bu demek değildir ki KD üzerinde "kötü" orklar yok. Elbette var, ama ortaya çıkması için doğru koşulların oluşması gerek.
Böylesi durumlar yaratmamak için uzun zamandır üzerinde uğraştığım "Karakış Diyarı:Elfyurdu Destanı" Üçlemesi'nin birinci kitabı "Son Akın" üzerinde oldukça fazla çalışıyorum.