Karakış Diyarı Irkları

Karakış Diyarı üzerinde insanların dışında çok çeşitli fiziksel özellikler gösterebilen "insanımsı" ırklar yaşamaktadır. Örneğin iri cüsseleriyle hranlar, ya da farklı ten renkleriyle bozorklar... Bu ırklar Karakış Diyarı'nda çok kültürlü bir yaşamn oluşturulmasına katkıda bulunmuşlardır. Irklar arası etkileşim sürmekte ve gün geçtikçe ilerlemektedir.

Bu ırkların tümü kendilerine özgü fiziksel özelliklerinin yanı sıra yaratılışlarından bu yana oluşturdukları kültürleriyle de Kyra'da önemli bir yer tutmaktadırlar. İşte bu bölümde tüm bu kültürlere yakından bakma fırsatı bulacaksınız.

ELF

Kyra elfleri, genel olarak zarif ve güçlü bir fiziksel yapıya sahip, sivri kulaklı, badem gözlü yaratıklardır. Dış görünüş olarak insanlara benzemelerine karşın fiziksel yapılarındaki uyum ve estetik hemen göze çarpar. Ayrıca elflerin sakalları çıkmaz. İnsanlarla karşılaştırıldığında oldukça çekici gelebilecek elflerin, bu özelliklerini Yaratılış'ta aldıkları düşünülür. Çoğu elf de bu özelliğiyle övünür ve bunun için diğerlerinden saygı bekler. Ağırlıkları genelde 70-85 kilogram arasında değişirken boyları ise 175-185cm arasında çeşitlilik gösterir. Ömürleri ise insanlara oranla daha uzun olup -ırksal özellik ve yaşam koşullarına göre- 90 ile 550 yıl arasındadır.

Kyra üzerindeki üç elf soyuna göz atacak olursak;

Ankad; elf soyları arasında Kyra üzerinde sayıca en fazla yer alan elf soyudur. Yasam alanları olarak kıta üzerinde oldukça geniş bir bölgeye yayılmıştır. Açık renk tene sahip olan ankadların saçları sarı ile beyaz arasında değişen tonlardadır. Erginliğe eriştikçe saç renklerinde açılma görülür. Göz rengi olarak mavi, yeşil ve açık kahverengi yaygındır. Akelf olarak da anılan bu soy elfler arasında en kısa ömre sahip olan ırktır. Ortalama ömürleri 90-120 yıl arasındadır. Fiziksel çekiciliği oldukça fazla olan bir soydur.

Tuikad; Kyra'da en az sayıda bulunan elf soyudur. Diğer elflerden kumral tenleri, bal rengi ile kahverengi değişen saçlarıyla ayrılırlar. Genelde ağaçlık alanlarda yaşamayı tercih eden tuikadlar, bu yüzden bu "tuikad" adını almışlardır. Kahverengi ve yeşil göz rengi tuikadlar arasında hakimdir. Diğerleriyle kıyaslandığında oldukça narin bir yapıya sahip olan tuikadlar, daha çok bilge ve olgun bir görünüme sahiptirler. Ömürleri 350-550 yıl arasında değişir.

Arkad; elf soyları arasından fiziksel yapılarındaki üstünlükleriyle öne çıkar. Ayrıca açık tenleri ve simsiyah -ve genelde düz- olan saçları da onları diğerlerinden ayırmaya yeter. Koyu renk gözler arkadların diğer bir ayırt edici özelliğidir. Ortalama yaşam süreleri 110-135 yıl arasındadır.

Yarıelfler aslında bir elf soyu olarak sayılmasalar da Kyra üzerinde bulunan bir soydur. Genelde tecavüze uğrayan bir elf anneden doğma olan yarıelfler bu sebepten dolayı elf toplulukları arasında pek sevilmezler. Erkeklerinin sakallarının çıkması insansı taraflarının daha ağır bastığını belirtir. Yarıelfleri insanlardan ayıran en önemli -ve genelde tek- özellik sivri kulaklarıdır.

Geçmiş

Elflerin kökeni Yaratılış'a göre Su Efendisi Ahrina'nın kutsal gücü ve Ak Başlı Kartal Ensihil'nın ortak yaratımına dayanmaktadır. Bu yaratıılışla elfler Kuş'un parlak tüyü ve insanın karışımından ortaya çıkmıştır. Doğuştan gelen zarifliklerinin kaynağı ise Ensihil'dir.

İlk elflerin bugün Elfyurdu olarak anılan bölgeye (Naa Oneri Denizi'nin doğu kıyısından Keskinsu'ya kadar olan alan) indiğine ve tüm elflerin anayurdunun bu bölge olduğuna inanılır. Bu yüzden bu toprakların üç elf soyu için de büyük önemi vardır. İlk elf devleti olan Elfyurdu İmparatorluğu da bu bölgede kurulmuştur. Zamanla genişleyen bu imparatorluk komşularını da içine alarak Batı Kyra İmparatorluğu'na dönüşmüş ve Kızılkar savaşı öncesi Kyra üzerinde büyük bir güç olmuştur.

Savaş öncesi tam bir bütünlük içinde olan elf ırkında gün geçtikçe parçalanmalar baş göstermiştir. Bu bölünmeler anayurttan dışarıya göçlere sebep olmuş ve yaklaşan savaşa karşı çıkan bir grup elfin Tuilor'a göç etmesine yol açmıştır. (-334 YD) Sonraları da bu grup tuikad soyunu oluşturmuştur.

Alınan yanlış kararlar ve yanlış ittifaklar sonucunda birlik ve bütünlüğünü koruyamayan elfler savaşın verdiği hasarın da etkisiyle daha da parçalanırlar. Yıkılan Batı Kyra İmparatorluğu'nun eski üyeleri kıtanın dört bir tarafına dağılırlar. Ancak bir süre sonra Elfyurdu'nda güç toplayan elfler tekrar bir devlet oluşturmayı başarırlar ve Aarahn Akelf Krallığı'nı kurarlar. (0 YD) Bu krallığın kurulmasıyla birlikte Kyra halklarının yıkıcı savaşın etkilerini yavaş yavaş üzerinden atmaya başladığı görülür. Bu krallığın kuruluş tarihi aynı zamanda kanla dolu bir dönemin sonudur ve milat olarak kabul edilir.

Bu yeni devletin kurulmasıyla elfler eski güçlerini kazanmaya başlarken, kendi aralarında oluşan bölünmeleri de iyice keskinleştirirler. Savaş sonrası göç etmeyip bölgede kalan elflerin oluşturduğu bu yeni devlet kendinden akelf devleti olarak bahseder ve bu elfsoyları arasındaki bölünmenin resmileşmesidir.

Kızılkar Savaşı sonrasında An Nimeni bölgesine göç eden elf boyları Büyük Salgın'ın (71 YD) ardından buradan da göç etmek zorunda kalmışlar ve kendilerine yeni yurt olarak Tuisir ve Yalnız Irmak arasındaki bölgeyi seçmişlerdir. Bir zaman sonra bölgede hakimiyet kuran elf boyları diğer elfsoylarından farklılıklarını resmileştirerek kendilerine "siyah(saçlı)elf" anlamına gelen arkad demeye başlarlar. Böylelikle elfsoyu kesin olarak üçe bölünmüş olur.

Bugün; Aarahn (ankad), Tuilor (tuikad) ve Orta Tuisir (arkad)'de kurulmuş üç büyük elf devleti vardır.

Genel Özellikler

Tüm elflerde görülen ortak özelliklerin başında gelenek ve göreneklere bağlılık gelir. Elf toplumları yazılı olmayan bazı kurallar yardımıyla işler ve bu birey bu kurallara bağlılığı derecesinde saygı görür. Büyüklere saygı, geçmişe bağlılık, şeref ve birliktelik bu kurallardan sadece birkaçıdır.

Genel olarak tüm elflerde hakim olan bir başka düşünce ise diğer ırkların kendilerinden daha "basit yaratıklar" olduğudur. Bu, kimi bireylerde sadece geçmişten kalan önemsiz bir alışkanlık gibi gözükmesine karşın, tuikad toplumları gibi tutucu oluşumlarda bu durum ırkçılığa kadar varmaktadır. Hatta kimi tuikadlar diğer elf soylarının bile kendilerinden aşağıda olduğunu düşünürler ve gerekmedikçe diğer elflerle ilişki kurmazlar. Tabii ki bu durum tuikad soyunun tüm Kyra ırkları -ve tüm elfler- arasında kötü bir şekilde anılmasına sebep olmuştur. Ancak bu durum her tuikad elfi için söylenebilecek kesin bir durum değildir.

Tüm elfler -ve özellikle dişi elfler- saçları konusunda çok hassastırlar. Saçlarına büyük önem verirler ve güzelliklerini ortaya seren en önemli unsurun -kulakları ve- saçları olduğunu düşünürler. Bir elfe -ki bu özellikle bir akelf ise- yapılabilecek en kötü hakeret saçlarıyla ilgili kötü bir yorumda bulunmaktır. Elfler arasında saçın önemini kavramak için arkad soyunun adını nerden aldığını bilmek yeterlidir. (bkz: Kyra Tarihi)

Elflerin diğer bir özelliği ise estetiğe düşkün olmalarıdır. Tüm insanımsı ırkların bu konuda bir eğilimi olmasına karşın bu durum elflerde "biraz" daha fazladır. Müzik ve mimari elflerin önem verdiği iki sanattır.

ORK

Orklar Kyra kıtasında yer alan bir diğer insanımsı ırktır.İnsanlara ve elflere göre daha iri ve kaslı olan bedenleri orkları fiziksel olarak diğerlerinden üstün kılar. Sivri kulakları ise elf atalarından gelen bir özelliktir.Diğer fantastik dünyalardaki orkların aksine Kyra kıtasında yaşayan orklar çirkin bir görünüme sahip değildirler. Daha çok yabani bir güzellikleri vardır. Ağırlıkları 80-120 kg arasındadır. Boyları ise 180-200 cm aralığındadır. Yaşam süreleri ise 80-130 yıl arasında değişmektedir. En önemli iki ork soyuna gelince;

Bozorklar; soluk tenleri ve gri ile siyah arasında değişen saç renkleriyle kendilerini belli ederler. Bozorklar arasında zaman zaman koyu kahverengi saçlara da rastlamak mümkündür. Gözleri ise genelde çok koyu kahverengi ile gri ve bazen de mavidir. Ayrıca diğer orklara göre daha kısa olmaları belirgin bir özellikleridir. Ortalama ömürleri 115-130 yıldır.

Dağlıları; arkrabalarından ayıran en önemli fiziksel özellikleri daha iri vücutlarıdır. Fiziksel olarak daha zarif olmaları kısmen de olsa elf kanı taşıdıklarının bir göstergesidir. Sivri kulakları ise bozorklara göre daha uzundur. Saçları gri ile siyah arasında değişirken, bazen kahverengi saçlı dağlılalara da rastlanabilmektedir. Gri, mavi ve kahverengi göz dağlı orklar arasında oldukça yaygındır. Yaşam süreleri ise 80-120 yıl arasındadır.

Geçmiş

Efsaneye göre orkların kökeni elflere dayanmaktadır. Soyların Yuva'ya inişi sırasında Kristal Efendisi Hkara tarafından, yanlışlıkla yaratılmışlardır. Su Efendisi Ahrina ile Akbaşlı Kartal Ensihil'in çocukları olan elfleri görüp beğenen Hkara, bu ırktan bir erkek ve bir dişi alarak onları efsanevi dağ Naoran'da oyduğu bir mağaraya gizlemiştir. Böylelikle kendisinin de elf çocukları olabileceğini düşünmüştür. Ancak işler düşündüğü gibi gitmez ve mağaraya gizlediği çift yıllar geçip ürerken, başkalaşmaya da başlar ve sonunda orklar türer.

Orkların Kızılkar savaşı öncesinde çoğunlukla yaşadığı bölge bugün Orkanbükü olarak bilinen yöredir. Kuzeyde Elfyurdu İmparatorluğu gün geçtikçe güçlenirken orklar hala kendi aralarında bir siyasi birlik sağlayamamışlardı. Boylar arasında yaşanan anlaşmazlıklar ve bir boyun diğerlerini hakimiyeti altına alacak kadar güçlenememesi bir ork krallığının kurulmasını da önlüyordu. Oysaki Kyra üzerinde güçlü krallıklar ve imparatorluklar belirmeye başlamıştı. Bu durumu kendisine tehlike olarak gören ork boyları çare olarak kuzeydeki kuzenleri elflerle birleşme kararı aldılar. Böylelikle Batı Kyra İmparatorluğu kurulmuş oldu.

Ancak, kaçınılmaz bir son gibi görünen savaş yaklaştıkça bölgede yaşayan ork boylarından birkaçı bir araya gelerek bağımsız bir ork devleti kurmak için mücadeleye başldılar. İsyancı boylar, elf ve hatta ork birlikleri tarafından kanlı bir şekilde durduruldu. Sağ kalanlar ise gemilerle kaçarak Tuilor adasında yaşayan elflere sığınmak zorunda kaldılar. Tarihte bu olaya Bozdoğan İsyanı denir. Bu adı almasının nedeni ise, kıyımdan kurtulanların daha sonraları bozork diye anılacak olması ve böylelikle bozorkları doğuracak olmasıdır.

Kızılkar Savaşı sonrası diğer tüm büyük imparatorluklar gibi Batı Kyra İmparatorluğu da parçalanmıştır. Savaş sonrası göçlerle birlikte orkların hemen hepsi Orkanbükü bölgesinden Elfyurdu'nun içlerine göç etmişlerdir. Bozdoğan İsyanı sonrasında Tuilor adasına kaçan orklar da savaş sonrasında Harrin yarımadasına yerleşerek bölgede bir devlet kurmuşlardır.

CÜCE

Cüceler, Kyra'da yaşayan en önemli insanımsı ırklardan biridir. Kısa ve tıknaz olmaları cüceleri insanlardan ayıran en önemli özellikleridir. Geniş omuzları, büyük burunları ve -genelde- kırışık tenleri diğer özelliklerinden birkaçıdır. Sakallar ise bir cüceyi cüce yapan şeydir. (Dişi cücelerde ise sakal yoktur.) Kızıl ile kahverengi arasında değişen bir renk aralığında olan saçları (ve tabii ki sakalları) ve genelde kahverengi gözleri vardır. Ağırlıkları 65-85 kg, boyları ise 130-160 cm arasındadır. Yaşam süreleri de 130-180 yıl arasıdır.

Geçmiş

Yaratılış'a göre cüceler Kyra ırkları arasında ilk yaratılandır.Ayrıca doğrudan Olgan tarafından yaratıldığına inanılan tek ırk da cücelerdir. Henüz hiçbir ırk yratılmadan önce Kyra'ya inen cüceler, görevleri tamamlanınca Olgan tarafından geri çağrılmış, tüm ırkların yaratılmasından sonra da Kyra'ya geri dönmüşlerdir.

Cücelerin ilk kurdukları krallık, sınırları gittikçe genişleyen Rahann Krallığı'nın tehditi üzerine kurulan Yeni Tuisir Birleşik Krallığı'dır. Bu krallık sonraları komşusuyla birleşerek Büyük Doğu İmparatorluğu'nu oluşturmuştur.

Büyük Doğu İmpraratorluğu'nu parçalayan Kızılkar Savaşı sonrasında ise topraklarını terk eden cüceler çoğunlukla Rukonor, Kharud Liru ve Eiven bölgesine yerleşmişlerdir. Cücelerin bu büyük göç hareketine Cüce Yürüyüşü denir. Bugün başta doğu bölgeler olmak üzere birçok yerde yaşayan cüce boylarının en güçlü devlet oluşumu Rukonor yarımadasında görülmektedir.

HRAN

Kyra'daki iklim koşullarına oldukça uyum sağlamış, iri cüsseli, küçük sivri kulaklı ve geniş alınlı, insanımsı bir ırktır.Soğuğa karşı oldukça dayanıklı olan bir ırktır. Ortalama uzunlukları 185-210 cm arasında değişen hranların ağırlıkları ise 90-130 kg arasındadır. Açık renk tene sahip bu ırk mavi olan göz rengi ile dikkat çekmektedir. Çenelerindeki uzun sakalları ise hranların bir çeşit sembolüdür. Ortalama ömürleri 90-120 yıl arasındadır.

Geçmiş

Kristal Efendisi Hkara tarafından yaratılan hranlar bilinen tüm zamanlarda Kristal Limanı çevresinde yaşamışlar ve genel olarak dış dünyaya kayıtsız kalmışlardır. Ancak Kızılkar Savaşı'na onlar da dahil olmuş ve bu büyük mücadele hranları da olumsuz bir şekilde etkilemiştir. Savaşta Su İttifakı'nda yer alan soy büyük öçlçüde güneydeki komşuları cücelerle çekişmiştir. Savaş sonrası büyük bir göç yaşamayan soy genelde kendi topraklarında kalmış ve bölgedeki varlığını "küçük ama sağlam" ilkesine bağlamıştır.