Fantezi
“Çocuklar masal söylerler, eğlenirler ya; masallarında nice
sırlar nice öğütler vardır. Alaylar ederler saçma sapan
söylenirler; fakat sen, yıkık yerlerde define aramaya bak.” - Mevlânâ
I. Giriş
Fantezi, en geniş anlamıyla sonsuz, sınırsız hayal demektir. İşin içine hayal girdiğinde ise, bilinen sınırlar kolaylıkla ortadan kalkar, birden hiç görülmemiş diyarlara uzanan yollar belirir. Bu yol ise yaratının özüdür.
Fantezi, yaratılışın kaynağı olarak hemen her yerde karşımıza çıkar. Bugün karşımızda, bir tablo, bir roman ya da bir film olarak beliren şey aslında, atalarımızın binlerce yıl boyunca büyüttükleri hayal ağacının meyveleridir. Onlar da birkaç nesil sonrası için tohumdan başka bir şey değildir.
Durmadan büyüyen bu hayal ağacının kökleri, insanın ve evrenin başlangıcına dek uzanır. Semaî dinlerin ilki olan Tevrat’ın ilk bölümü Genesis’te konuşan bir yılan ve altı gün içinde tüm evreni yaratan ilahî bir güçten bahsedilir. Bu, fantezi yazınına güzel bir örnektir.
Amerikalı filozof ve tarihçi John Fiske, Mitler ve Mit Yapanlar adlı eserinde, genel olarak fantezinin temelini oluşturan bu ve bunun gibi mitlerin “büyük bir bölümünün, doğa diye bir şeyin henüz bilinmemesinden dolayı doğaüstü diye bir kavramın da olmadığı zamanlara ait, bütünden artan fazlalıklar değil de, bütünün özünü oluşturan şeyler” olduğundan bahseder ve tüm bu hayal ağacının köklerinin “henüz deney veaklın etkisiyle çeşitli yönlere sürüklenmemiş” atalarımızla yakından ilgili olduğunu söyler.
Modern dönem fantezi yazınının belki de en popüler ismi olan J.R.R. Tolkien ise, Peri Masalları Üzerine adlı eserinde mitlerin kaynağı konusunda, Euhemerizmi savunur görünür ve “Tarih sık sık ‘Mitoloji’yi andırır çünkü nihayetinde ikisi de aynı şeylerdir.” diyerek tarihsel olayların zamanla efsaneleşmiş olabileceğini söyler ama yine de bu düşüncesinde ısrarcı gözükmez. Onun için, malzemenin kaynağından çok, “çorba” önemlidir.
Fantezi’ye daha da odaklanır ve buna bir yazın türü olarak bakacak olursak, kaynağını efsanelerden, mitolojiden ve folklordan alarak, büyü ve diğer doğaüstü olayları hikayesinde, işlediği temada veya konunun geçtiği yer ve zamanda, -yahut bunların hepsinde- ana unsur olarak kullanmasıyla diğerlerinden ayrılır. Bilim kurguya ya da korkuya yakın olmasına karşın, bu üç tür arasında küçük ayrılıklar bulunur. Yer yer, ikisi –ve hatta üçü- de tek bir eserde yer alabilir. Kimi zaman da bilim kurgu ve korkunun, fantezinin alt türü olarak sayılabileceği görüşü dile getirilir.
Üstad J.R.R. Tolkien’in Peri Masalları Üzerine adlı eserindeki fantezi tanımına göz atalım bir de:
İnsan aklı, aslında var olmayan şeylerin zihinsel görüntülerini yaratma becerisine sahiptir. Görüntüleri tasavvur etme yeteneğine doğal olarak Hayal gücü denir (ya da denirdi.) Ama son dönemlerde, normal değil de teknik dilde Hayal gücü sık sık sadece görüntü yaratımından daha üstün bir şey olarak görüşmüş ve Hayal’in işlevlerine atfedilmiştir, böylelikle Hayal gücü’nü “ideal yaratılara gerçeğin içsel tutarlılığını verme gücü”ne kısıtlamaya, hayal gücünün yanlış yerde uygulanmasına demeliyim, teşebbüs edilmektedir.
Bu kadar kötü eğitilmiş birisinin bu konuda fikir yürütmesi saçma da olsa, bu sözlü ayırımı dilbilimsel açıdan yersiz ve çözümlemeyi de yanlış olarak düşünmeye kalkışacağım. Görüntü yaratımının zihinsel gücü bir şeydir, ya da bir durumdur, ve doğru biçimde ona Hayal gücü denilmesi gerekir. Başarılı bir ifade için gerekli olan görüntünün algılanması, içeriğinin kavranması, kontrolünün parlaklığı ve gücü değişken olabilir: ama bu Hayal gücü’nün derecesinde bir farktır, türde bir fark değildir.”Gerçeğin içsel tutarlılığını” veren (ya da verir gibi görünen) ifadenin başarısı gerçekte başka bir şey ya da başka bir boyuttur ve başka bir isme gereksinim duyar: Hayal gücü ile son sonuç arasında etkili bir bağlantı olan Alt-yaratı; Sanat’a. Şu andaki amacım için hem kendi içinde Alt-yaratıcı Sanat’ı ve de İfade’deki gariplik ve olağandışılık özelliğini kapsayan, Görüntü’den türetilmiş bir sözcüğe ihtiyacım var: peri masalına gerekli olan bir özellik. Bu yüzden Humpty Dumpty’nin güçlerini kendime maletmeyi ve Fantezi kelimesini bu amaç için kullanmayı öneriyorum; yani bir anlamda Hayal gücü’nün dengi olarak daha eski ve daha asil kullanımıyla “gerçek olmayanın (yani Birincil Dünya’ya benzemezlik) ve gözlenmiş “gerçeğin” başatlığından bağımsızlığın, yani kısaca fantastik olanın türetilmiş kavramlarını birleştiren. Böylece fantezi ile fantastik’in etimolojik ve semantik bağlantılarının sadece farkında olmakla kalmıyor, aynı zamanda da bundan memnun oluyorum: sadece “aslında var olmayan” şeylerin görüntüleriyle değil, birincil dünyamızda asla bulunamayacak olan ya da genel olarak orada olamayacaklarına inanılan şeylerle. Ama bunu kabul ederken, o değer düşürücü niteliğe asla razı olmuyorum. Görüntülerin birincil dünyada var olmayan şeylere ait (eğer bu gerçekten mümkünse) parçalar olması bir kusur değil, bir erdemdir. Bence fantezi (bu anlamda), Sanat’ın düşük değil, daha asil bir biçimidir, aslında neredeyse en saf biçimidir ve öyle olunca da (başarıldığında) en güçlü olanıdır.
II. Fantezi Tarihi
Fantezi ile fantastik olan arasındaki ayırımı bir anlığına kenara bırakıp, insanlık tarihine şöyle bir bakacak olursak, fantezinin, zamanın başlangıcından beri var olduğunu görürüz. Gılgamış Destanı ve İbrahimî mitoloji fantezinin ilk örnekleri olarak karşımıza çıkar. Klasik dönemde ise Homeros’un ışığındaki Yunan yazını mitlere dayanır. Virgil de Aeneid’i yazarken, Roma’ya, efsanevi öğelerle sarılı köklü bir geçmiş oluşturmak niyetindedir ve bu yüzden Homeros’u kendine örnek alır.
Ortaçağa gelindiğinde Kral Arthur efsanesi Avrupa yazınının en popüler konularından biridir. Yine ortaçağda yazılmış, ancak kökleri sözlü geleneğe dayandığı kesin olan İngiliz yazınının ilk örneklerinden Beowulf; üzeri yine başka bir fanteziyle örtülmüş pagan bir kültürün efsanesidir. (Ayrıca bu destandaki Grendel öğesi, bu şiirin karanlık fantezi türünün ilk örneği olarak görülmesine neden olabilir.)
Dante Alighieri’nin İlahi Komedya’sı ve John Milton’ın Yitik Cennet’i de genel olarak fantastik öğeler üzerine kurulmuş iki eserdir. Günümüze yaklaştığımızda da fantezi varlığını göstermeye devam etmektedir. Bram Stoker’ın Dracula’sı, Robert E. Howard’ın Barbar Conan’ı ve üstad J.R.R. Tolkien’in Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi adlı eserleri de fantezi örnekleridir.
III. Fantezi Teması
Bu bölümde ağırlıklı olarak modern fantezinin fantastiği nasıl içinde barındırdığına bakalım. Günümüz popüler fantezisi genel olarak “dünya yaratma” olarak adlandırabileceğimiz temele dayanır. Yazar, kurgusunu, yine hayal ürünü olan bir evrene oturtur ve bunu kendi gerçekliği içinde çeşitli unsurlarla destekler. J.R.R. Tolkien’in Silmarillion adlı eseri Orta-Dünya için bir tür İlyada’dır. Bu metin, Orta-Dünya için bir temel niteliğindedir ve içinde evrenin yaratılışı ve elfsoyunun tarihi ile ilgili birçok efsane barındırır. Ayrıca Tolkien, bir adım daha ileri giderek, kitaplarında bahsettiği ırklar için diller üretir (örn: Quenya) ve tamamen bu dillerde yazılmış metinlerle de işi iyice büyütür.*
Ai! laurië lantar lassi súrinen,
yéni únótimë ve ramar aldaron!
Yéni ve lintë yuldar avánier
mi oromardi lisse-miruvóreva
Andúnë pella, Vardo tellumar
nu luini yassen tintilar i eleni
ómarya airetári-lírinen.
Sí man i yulma nin enquantuva?
An sí tintallë Varda Oiolossëo
ve fanyar máryat Elentári ortanë
ar ilyë ner undulávë lumbulë
ar sindanóriello caita mornië
i falmalinnar imbe mët, ar hísië
untúpa Calaciryo míri oialë
Si vanwa ná, Rómello vanva, Valimar!
Namárië! Nai hiruvalyë Valimar.
Nai elyë hiruva. Namárië!
Bu şarkı, Galadriel Hanım’ın, Frodo Lórien’den ayrılırken “Deniz’in ötesindeki elflerin kadim lisanıyla” söylediği şarkıdır (Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği) ve dilimizdeki karşılığı şöyledir:
Ah! Altın gibi dökülüyor yapraklar rüzgarda, uzun yıllar ağaçların kanatları gibi sayısız! Uzun yıllar Batı’nın ötesinde, yıldızların Varda’nın kutsal ve kraliçelere yakışır sesinin şarkısıyla titrediği mavi seması altındaki yüksek saraylarda içilmiş yudum yudum bal likörü gibi gelip geçti. Şimdi kadehi benim için kim dolduracak? Çünkü artık Tutuşturan, Varda, Yıldızların Kraliçesi, Hepak Dağı’ndan kollarını bulutlar gibi kaldırdı ve bütün yollar derin gölgelere battı; kurşuni ülkeden çıkan karanlık, aramızdaki köpüren dalgalar üzerine uzanmış ve sis Calacirya’nın cevherlerini sonsuza kadar örtmüş. Artık yitti, yitti Doğulular için Valimar! Elveda! Belki sen Valimar’ı bulursun. Belki sen bile bulabilirsin onu.Elveda!
Ayrıca Tolkien fantezi ile gerçek arasındaki çizgiyi iyice silikleştirmek istercesine tüm bu kitapları kendisinin yazmadığını, sadece Kırmızı Kitap’tan çevirdiğini söyler.
Fanteziyi destekleyen bir başka öğe de bu kitaplardaki büyü gücü ve efsanevi yaratıklardır. Diğer bir popüler seri olan Ejderha Mızrağı’nda her ikisi de mevcuttur. Adından da anlaşılacağı üzere, yazar çeşitli mitolojilerde kendine yer bulmuş olan ejderhayı, kendi gerçekliğinin vaz geçilmez bir parçası yapar ve bu efsanevi yaratıkların Kyrnn semalarında süzülmesine izin verir. Böylelikle onları gerçek kılar -en azından Krynn halkları için. Büyü de bu dünyanın bir parçasıdır. Büyü, erişilebilir bir bilgidir ve etrafta oldukça fazla büyücü kol gezmektedir.
Fantezinin vaz geçemediklerinden biri de insan dışındaki insanımsı türlerdir. Başka yaşam biçimlerine, başka kültürlere sahip olan diğer ırklar, neyi simgeledikleri bir yana, fantezideki hayal gücünün uçsuz bucaksız olduğunun bir kanıtıdır. Orklar, elfler, cüceler ilk seferde akla gelenleridir.
IV. Fantezi Alttürleri
Fantezi alttürlerinin sayıca çok fakat, fazlaca farklı olmadığını söyledikten sonra, belli başlı olanlarını saymak gerekirse:üst-fantezi: genel olarak klasik dönemdeki destana benzer, ve iyi-ile kötü arasındaki mücadeleyi anlatır. Fantezi alttürleri arasında en popüler olandır. (Yüzüklerin Efendisi, Ejderha Mızrağı, Unutulmuş Diyarlar)
üst-fantezi tanımı bir de, eserde doğaüstü güçlerin fazlalığından bahsederken kullanılır. Bu ayrım, doğaüstü güçleri kısmen daha az barındıran alt-fantezi türünü de doğurur.
karanlık fantezi: korku unsurunu doğaüstü olaylarla yaratan türdür. Fantezi ve korku türü arasında kalır. Bu türün en iyi tanımlayıcısı H.P. Lovecraft’ın eserleridir. (Cthulhu’nın Çağrısı, Deliliğin Dağlarında)
Bunlardan başka, çağdaş fantezi, alt-fantezi, tarihi fantezi, erotik fantezi, komik fantezi, romantik fantezi, kıyamet sonrası fantezi, kılıç ve büyü fantezi türleri de mevcuttur.
Bu türlerin hemen her biri, bir diğerine benzeyebilir ya da bir diğeriyle karışabilir. Örneğin; Yıldız Savaşları bilim-fantezi olarak adlandırılan bir türe dahil edilebilir. En uzaktaki noktalara rahatlıkla ulaşılabilen, klonlardan ordu kurulan bu evrende, Güç denen kuvvet, diğer fantezilerdeki büyünün yerini alır ve iki jedi, tıpkı iki şövalye gibi ışın kılıcıyla göğüs göğüse dövüşür.
Yazının her türünde fantastik unsurlara rastlamak olasıdır. William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı eserinde eşek-başlı bi adama aşık olan bir peri kraliçesine rastlarız. Büyülü bitkileri ve perileri de içinde barındıran oyun da tüm bu fantastik unsurları desteklercesine yine bir peri olan Puck’ın şu sözleriyle kapanır:
If we shadows have offended, Think but, this, and all is mended- That you have but slumber’d here, While these visions did appear. And this weak and idle theme, No more yielding but a dream,
Periler, İngiliz folklorunda da yer alan insanımsı ancak insanüstü yetileri olan yaratıklardır ve bu nedenle Puck (ve diğer periler) oyunun masallarla, doğaüstü olanla (ve bunun sonucu olarak fanteziyle) doğrudan bağlantısıdır. Ayrıca Ozan da, izleyicileri üzerinde bir hayalin etkisini bırakmak niyetindedir. Oyunun adının da “Bir Yaz Gecesi Rüyası” (A Midsummer Night’s Dream) olması bunu destekler yöndedir.** Adı mitolojiyle beraber anılan Homeros’un Odissea’sı ise tamamıyla destanlardan oluşan koca bir ağdır. Bunun gibi örneklere, yaratının her noktasında rastlamak olasıdır.
V. Fantezi Kültürü
Fantezi severlerin vazgeçilmezlerinin başında FRP olarak bilinen fantastik rol yapma oyunları gelir. Bir nevi etkileşimli doğaçlama tiyatro olarak tanımlanabilecek bu oyun, katılımcılara okudukları romanlardaki karakterleri canlandırabilme olanağı sunar. Kazanan ya da kaybedenin olmadığı bu oyunda ortak amaç hoş vakit geçirmektir.
Fantezi severler yıllık toplantılarla bir araya gelerek, masaüstü ve canlandırmalı rol yapma oyunları, toplu film gösterimleri (genelde vizyona çıkma imkanı bulamamış, fantastik filmler, Japon çizgi sineması örnekleri) gibi etkinliklere katılır. Ayrıca çoğu fantezi sever, fantezinin bir kolu olan çizgi romanla da yakından ilgilenir. Kart oyunları da kimi fantezi severlerce yakından takip edilmektedir.
NOTLAR
* İronik olarak Tolkien, bu dilleri, kitaplarındaki öyküyü desteklemesi için değil
de, kitapları, yarattığı dilleri desteklemesi için yazdığını söyler.
** Bu noktada fantezi ile fantastik olanın bir sayılıp sayılmaması gerektiği akla gelir.